aksaray uzman psikolog

Neden Mutsuz Hissediyorum?

Güne hiçbir belirgin neden yokken ağır bir hisle başlamak, etrafınızda her şey yolundayken bile içinizde bir boşluk taşımak… “Gerçekten görünür bir sebebim yokken neden mutlu olamıyorum?” sorusu, pek çoğumuzun zaman zaman kendine sorduğu ama paylaşmaktan çekindiği bir duygudur.
Özellikle yoğun kaygılarla boğuştuğumuzda ya da kendimizi duygusal olarak tükenmiş hissettiğimizde, bu mutsuzluk daha da derinleşebilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında bu durum düzeltilmesi gereken bir “arıza” değil; zihninizin ve bedeninizin size gönderdiği bir sinyaldir.

Bu Hissin Arkasında Ne Olabilir?

* Duygusal Bir Haberci: Bedenimiz bir yerimiz ağrıdığında nasıl tepki veriyorsa, mutsuzluk da duygusal dünyamızın alarm sistemidir. İhmal ettiğiniz ihtiyaçları, ertelediğiniz kararları, fazla yüklenen sorumlulukları veya koyamadığınız sınırları haber veriyor olabilir.

* Kaygı ve Zihinsel Yorgunluk: Sürekli geleceği kontrol etmeye çalışmak, her olasılığı düşünmek ve içsel bir tetikte olma hali (kaygı), zamanla duygusal depolarınızı boşaltır. Zihnin yorulduğunda, geriye genellikle sebepsiz bir çökkünlük ve isteksizlik kalır.

* “Her Zaman Mutlu Olmalıyım” Baskısı: Etrafımızda veya sosyal medyada sürekli neşeli olunması gerektiğine dair görünmez bir baskı var. Oysa insan zihni sürekli yüksek bir hazda kalmaya programlı değildir. Hüzün, durgunluk ve eylemsizlikte neşe kadar doğaldır.

* Karşılanmayan Temel İhtiyaçlar: Hayatınız dışardan ne kadar düzenli görünürse görünsün; anlaşılma, güvende hissetme, dinleme veya kendi hayatınız üzerinde söz sahibi olma gibi temel ihtiyaçlar karşılanmıyorsa içsel bir huzursuzluk kaçınılmazdır.

Şu An Ne Yapabilirsiniz?

1. Duygularınızla savaşmayı bırakın.
2. Bedensel ihtiyaçlarınıza dönün.
3.Kendinize eleştirmen değil, dost olun.

Unutmayın: Mutsuz hissetmeniz kişisel bir başarısızlık değildir. Bazen sadece durmanız, nefes almanız ve kendinize kulak vermeniz gerektiğinin işaretidir.

Klinik Psikolog Hicran Akçay

EMDR TERAPİSİ (Göz Hereketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme)

Bazen yaşadığımız zorlayıcı bir olay bitse bile, zihnimizde bıraktığı iz devam eder. EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), işlenmeden kalmış travmatik anıların beyinde sağlıklı bir şekilde yeniden işlenmesini sağlayan, bilimsel etkinliği kanıtlanmış bir terapi yöntemidir.
EMDR’de amaç, geçmişi silmek değil; geçmişin bugünkü hayatımız üzerindeki yükünü hafifletmektedir. Çift yönlü uyarımlar (göz hareketleri, dokunsal ya da işitsel uyarımlar) eşliğinde, danışanın kendi iç kaynakları harekete geçirilir.

EMDR, bir teknik değil, 8 aşamalı standart bir protokole dayalı bir terapi yaklaşımıdır. Her danışan için hazırlık, kaynak geliştirme ve stabilizasyon aşamaları büyük önem taşır.

Etik ve Yetkinlik Uyarısı: EMDR, EMDR Avrupa ve EMDR Türkiye Derneği gibi yetkin kurumlar tarafından akredite edilmiş eğitimleri tamamlamış, süpervizyon süreçlerinden geçmiş ruh sağlığı profesyonelleri tarafından uygulanmalıdır. Lisans dışı ve kısa süreli sertifika programları uygulanan müdahaleler etik ihlal oluşturmaktadır.