Blog

Ailedeki Sorunlar Tırnak Yeme Sebebi

Bir davranış bozukluğu olarak anılan tırnak yeme alışkanlığı altında birçok neden barındırabiliyor. Çok sayıda çocuğun ortak sorunu olan bu davranış bozukluğu bazı çocuklar da, kolaylıkla tedavi edilirken bazılarında tedavi için daha uzun sürelere ihtiyaç duyuluyor. Tırnak yeme davranışı genellikle 3 ya da 4 yaş civarı görülür. Daha küçük çocuklarda sıklıkla rastlanan bir durum değildir.

Tırnak yiyen çocuğun bu davranışının ardında güvensizlik duygusunun olduğu düşünülmelidir. Aşırı baskı görerek büyüyen ve öz güven sorunu yaşayan çocuklarda sıklıkla görülür. Aynı şekilde sürekli eleştirilen, ilgisiz ve sevgisiz bir ortamda büyüyen çocuk, yaşadığı gerginliği tırnak yiyerek ortaya koyar. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar. Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri, ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur.

Alınabilecek Önlemler

En etkili yöntem 3-4 yaşlarına kadar bu alışkanlığın anne-baba tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra bu alışkanlık devam ederse; çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı ve bunlar saptanarak çözüm getirilmeli.

Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerden kaçınılmalıdır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir. Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir.

Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır. Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir. Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir.

Sinema, televizyon izlerken, kitap okurken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek, tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.

Aksaray Dinamik Psikolojik Danışmanlık Merkezi Uzman Psikolog Hicran Akçay

İletişim 0382 201 00 22

ÇOCUKLARDA ÖFKE

ÇOCUKLARDA ÖFKE-aksaray psikolog

Ebeveynlerin en çaresiz kaldıkları zamanlardan biri de çocuklarının öfkeleri ile başa çıkamadıkları zamandır. İstediği yapılmayan her çocuk, ısırma,bağırma,vurma,saç çekme gibi farklı yollara başvurabilir. Yaş ilerledikçe öfkeyi yansıtma şekilleri de değişir. Burada dikkat edilmesi gereken konu ise öfkeyi yansıtma biçimi ile çocuğun zihinsel gelişimi arasındaki ilişkidir. 2 yaşındaki bir çocuğun öfkelendiğinde annesine/babasına vurması ile 10 yaşındaki çocuğun annesine/babasına vurması arasında farklar vardır.Çocuk büyüdükçe öfke kontrolü öğrenilmesi gereken bir özelliktir.

Peki çocukları ne öfkelendirir?

*Haksızlığa uğramak ve fiziksel ceza ile karşılaşmak

*Çocuğun sınırlarına müdahale etmek

*İsteklerin ve fiziksel ihtiyaçların karşılanmaması, verilen sözlerin tutulmaması

*Anne baba ve öğretmenlerin aynı durum ve davranışlar için farklı tutum sergilemeleri,

*Kardeşi ya da diğer çocuklarla karşılaştırılması, çok sık eleştirilmesi ve çocuktan yapamayacağı şeylerin beklenmesi

*Okul başarısızlığının yarattığı yetersizlik duygusu

*Çocukların, yakın çevresindeki büyüklerin sık sık öfkelendiklerini ve isteklerini bu yolla gerçekleştirdiklerini görerek öfke davranışını öğrenmesi.

 *Aşırı öfkenin normal sayıldığı öfkeli ailelerden gelen çocuklar, öfkelenmeyince kendilerinin dinlenmeyeceğini,beklentilerine cevap alamayacaklarını öğrenirler.

 *Evde ya da çevrede fiziksel ve cinsel açıdan istismar edilerek benliğin zedelenmesi

 *Günümüzde ise, okul, iş, aile, arkadaş ortamlarında yaşanan sosyal iletişim eksikliklerinin yol açtığı güçlükler olabilir. Bu güçlüklerin sonunda öfke ve saldırganlık yaşanabilir.

Eğer çocuğunuzun öfkesi, başkalarına veya kendisine yönelik fiziksel saldırılara dönüşüyorsa, öfke sizin için ciddiye alınması gereken bir konu olmuştur. Bu durum, çocuğunuzun duygusal alanı ile ilgili destek çalışmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Çocuğunuza öfkesini ifade etmesi için nasıl  yardımcı olabilirsiniz?

  *Öfke nöbeti yaşayan bir çocuğun istediğini elde etmesini sağlamaktan kaçınılmalı, öfkeli olduğu zamanlarda çok kısa bir süre bile sakin kalarak durumla başa çıktığında onu takdir edin

 *Duygularını fark etmek ve bunu paylaşmak, duygularının kaynağını ve sonucunu gözlemleyebilmek, duyguların yönetilmesinde yardımcı olur. Örneğin günlük tutmak, ya da resimlerle duygularını anlatmak

 *Çocuğa karşı anlayışlı olup gerçekleşmesi mümkün olabilecek ya da olmayacak davranışlar değerlendirilmeli, mantık dışı olabilecek isteklerin gerçekleşmesinin neden mümkün olmadığı uygun bir dille anlatılmalıdır.  

 *Öfke model alındığı için de öğrenilmiş olabilir. Bu yüzden anne babaların çocuğu için uygun model olması gerekir.  Ev ortamında; sorun çözme ve etkili iletişim becerilerinin kullanılıyor olması öfke kontrolünü olumlu yönde etkileyebilir.

  *Öfke krizlerinde mola almak, ortam değiştirmek veya nefes egzersizleri yapmak, sakinleştirici durum ve manzaraları zihnimizde hayal ederek canlandırmak gibi teknikler sakinleşmede yardımcı olabilir.  

Çocuğunuzun kızgınlığını anlamaya ve bununla baş etmeye yönelik tüm çabanıza rağmen öfkesi aşırı ve devamlı ise, aksaray dinamik psikoloji merkezi olarak klinik psikologumuzla hizmetinizdeyiz. Destek için bizimle iletişime geçmeniz yeterli!

Aksaray Dinamik Psikoloji   

İletişim; 0382 201 00 22

Kaynakça,Prof.Dr. Atalay Yörükoğlu (Çocuk ve Ruh Sağlığı)  

 

 

Sağlıklı beslenme takıntısı “Ortoreksiya”

  • Sağlıklı beslenme takıntısı “Ortoreksiya”

Yemek yeme canlıların doğasında olan en temel biyolojik ihtiyaçlardan biridir. Onsuz bir yaşam düşünülemeyeceği gibi bazı durumlarda bu vazgeçilemez ihtiyaç karşımıza sorun olarak da çıkabilmektedir. Teknolojik ve bilimsel gelişmelere bağlı olarak modern dünyada yaşanan hızlı değişimler insan hayatının her dönemini etkilemiş, kültürler, alışkanlıklar, yaşam biçimleri gibi yeme alışkanlıkları da bu değişimlerden nasibini almıştır

21. yüzyılda, sağlıklı besin, sağlığın geliştirmesiyle bağlantılı konular arasında düşünülen ve önemi vurgulanan kavramlardan birine dönüşmüş, besinler, doğal ya da doğal olmayan şekilde sınıflandırılarak her yerde bulabileceğiniz doğal besin satan mağazalarda satılmaya başlanmıştır.

Sağlıklı beslenme davranışı patolojik bir durum olmamakla birlikte, uzun süreli ve aşırı uğraşı haline dönüştüğünde, günlük yaşamı, kişilik ve davranışı olumsuz şekilde etkilemeye başladığında sorun haline gelmekte ve karşımıza yeme bozukluğu olarak çıkmaktadır

Cartwright (2004), Ortoreksiya Nervozayı sağlıklı beslenme ve doğal diyet tüketme eğiliminin aşırı olması ve bu aşırılığın kişinin günlük yaşantısına müdahale edecek boyutta takıntı haline gelen yeme bozukluğu olarak tanımlamıştır.

Ortorektik kişilerin yedikleri yiyeceklerin miktarından çok besinlerin kalitesi ile ilgilendikleri belirtilmiştir, Ortrorektik bir kişi, besin seçiminde besinlerin saflığı,yapay veya katkı maddelerini veya koruyucu içerip içermedikleri gibi konularda oldukça titizdir. Ortorektikler yapay renklendirici, tatlandırıcı, koruyucu, pestisit kalıntıları veya genetiği değiştirilmiş içerik, sağlıksız yağlar, tuz, şeker veya diğer içerikleri fazla olduğunu düşündükleri besinlerden takıntılı bir şekilde kaçınırlar. Hazırlama biçimi, mutfak gereçleri veya kullanılan diğer aletler konusunda da takıntılıdırlar.

Ortorektik bireylerin geçmişlerinde anoreksiya nevroza öyküleri vardır. Ortorektikler, abartılmış bir kişisel bakım ve koruma gereksinimi olan, dikkatli, detaycı ve temizliğe düşkün kişilerdir. Bu takıntı, sosyal ilişkilerde kayıplara, besinler hakkında takıntılı kaygılar anlamında duygusal memnuniyetsizliklere yol açar. Ortoreksiyada, hastalar başlangıçta, sağlığı geliştirme, bir hastalığı tedavi etmek veya kilo vermeyi amaçlamış olsa da sonuçta diyet hayatlarının en önemli parçası haline gelmektedir

Ortoreksiya sorunu yaşayan bireyler zamanlarının büyük çoğunluğunu besinler hakkında düşünerek geçirirler ve sıklıkla tüm varlıklarını sağlıklı olduğunu düşündükleri besinleri satın alma, hazırlama ve tüketimini planlamaya adarlar. Onların yeme davranışları muhtemel tek davranış haline dönüşür ve yaşam tarzlarının ve başka bireylerin yeme davranışlarının üzerinde bir önem yükleyerek genelleştirirler

Yapılan araştırmalar sonucunda, Ortoreksiya görülen kişilerde obsesif-kompulsif ,yüksek anksiyete, dış çevreyi kontrol etme gereksinimi ve mükemmeliyetçilik gibi bazı davranışların görülebileceği belirtilmiştir